18.03.1999 tarih, E. 1999/1789, K. 1999/2106
ÖZET: Davacı iddiasını yazılı delille ispat edemediği takdirde davalı tarafa
yemin teklif edebilir. Somut olayda, davacı davalılara yemin teklif etmiştir.
Davalılardan birisi yemin davetiyesinin tebliğine rağmen, davete icabet etmemiştir.
Yemin için çağırılan kişinin gelmemesi halinde yeminden kaçınmış ve
yemin edeceği vakaların sabit olmuş sayılması gerekir. Diğer davalı taraf ise
yemin metnini kabul etmemiş, taraflar arasında bir anlaşma bulunmadığına
dair yemin edebileceğini bildirmiştir. Meselenin açıklattırılarak yemin eda ettirilmesi
gerekirken, yöneltilen yeminin tamamlanmadan davanın reddine karar
verilmesi bozma nedenidir.
İlgili Mevzuat: HUMK 337 ve 339. maddeler.
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda
yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi
içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi,
gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili 70.000 DM karşılığı aracını haricen sattığı davalı M. S.nin
sahte kimlikle vekil tayin ettiği şahıs tarafından davalı K. Otomotiv İnşaat Turizm
ve Sanayi Limited Şirketi’ne sattığını açtıkları dava sonucu her iki davalının
3000’er DM ödemesi koşuluyla anlaşılıp davadan vazgeçildiğini, ancak ihtara
rağmen ödemelerin yapılmadığını ileri sürerek, 3000’er DM’nin davalılardan
müştereken ve müteselsilen dava tarihindeki Türk Lirası karşılığının ihtar
tarihinden en yüksek reeskont faiziyle ödetilmesini talep etmiştir.
Davalı K. Limited Şirketi aralarında böyle bir anlaşma olmadığını, önceki
davadan feragat edildiğini, kesin hüküm olduğunu savunarak davanın reddini
dilemiş, davalı M. S. davayı takip etmemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz
edilmiştir.
Davada iki davalı vardır. Davacı iddiasıyla ilgili yazılı delil getiremediği
için davalı tarafa yemin yöneltilmiştir. Davalılardan M. S. davayı takip etmediğinden,
kendisine HUMK 337. maddesi gereğince yemin davetiyesi tebliğ edilmiş
olmasına rağmen, davete icabet etmemiştir. Yemin için çağırılan günde davalı
M. S. duruşmaya gelip yemini eda etmediğinden, yeminden kaçınmış ve
yemin edeceği vakaların da sabit olmuş sayılması gerekir. Öte yandan davalı-
lardan K. Şirketi davacının hazırladığı yemin metnini kabul etmediğini, böyle
bir anlaşma olmadığına dair yemin edilebileceğini bildirmiş olmasına rağmen,
davada amaçlananın bu olduğu gözetilerek, HUMK 339 ve devamı maddelerindeki
hükümlere göre mesele açıklattırılarak davalı şirkete yemin eda ettirilmesi
gerekirken, yöneltilen yemin tamamlanmadan davanın reddine karar verilmiş
olması usûle ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü
ile usûl ve yasaya aykırı olan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin
harcın istek halinde iadesine, 18.3.1999 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
İçtihat
Medeni Yargılama (Usul) Hukuku
Alacak Davası - Yeminden Kaçınma Yemin Metninin Kabul Edilmemesi
18.03.1999 tarih, E. 1999/1789, K. 1999/2106