3.11.1999 tarih, E. 1999/4-577, K. 1999/904

ÖZET: Ülkemizde mevcut ekonomik durum ve enflasyon nedeniyle paranın
alım gücünü yitirdiği herkesçe bilinmektedir. Bu durum karşısında davacının
payına düşen parayı davalının açtığı dava nedeniyle geç almasından
dolayı zararının doğduğu ve bunun ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmadığı
yönündeki yerel mahkeme kararı doğrudur. ancak zararın tutarı yönünden
ileri sürülen temyiz itirazları dairesince inceleme yapılmaması doğru değildir.
İlgili Mevzuat: BK mad.41 vd.

Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;
Manavgat Asliye 1. Hukuk Mahkemesi’nce davanın kabulüne dair verilen
12.6.1997 tarih ve 1996/326,1997/235 sayılı kararın incelenmesi, davalı tarafından
istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 12.7.1998 tarih ve
1997/10075-1998/524 sayılı ilamı ile; (... 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı
kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde
bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı
dışında kalan öteki temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Dava, ortaklığın giderilmesi davası sonucunda satılan taşınmaz için yersiz
olarak açılan ihalenin feshi davası dolayısıyla pay parasının geç alınmasından
kaynaklanan tazminata ilişkindir.
Davacı geç almanın mevduat faizi ölçüsünce zarar oluşturduğunu ileri sürmüş
ve yerel mahkemece aynı esas üzerinden tazminat hesaplanarak ödetme
kararı vermiştir. Oysa, zararın ispatı davacıya düşer. Bu bakımdan davacıya zararın
oluşma olguları açıklattırılıp, ona göre kanıtlarının istenmesi ve davanın
gereğinde karşı delilleri ile karşılaştırılarak varılacak uygun sonuç çevresinde
bir karar verilmesi gerekir.
Yerel mahkemece anılan yönde açıklama ve araştırma yapılmaksızın eksik
incelemeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması, bozma nedenidir...) gerekçesiyle
bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda;
mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı vekili.

Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz
edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, ortaklığın giderilmesi davası sonucunda satılan taşınmazla ilgili yersiz
olarak açılan ihalenin feshi davası nedeniyle, davacı payına düşen paranın
geç alınmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece paranın geç alınmasının mevduat faizi ölçüsünde zarar
oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar, Özel Daire tarafından,
zararın ispatının davacıya düşeceğinden, zararın oluşma olgularının davacıya
açıklattırılıp bu konudaki kanıtlarının istenmesi ve gerektiğinde karşı
delillerin de sorulup değerlendirilmesi suretiyle varılacak sonuca göre bir hüküm
verilmesi gereğine değinilerek bozulmuştur.

Ülkemizde mevcut ekonomik durum ve enflasyon nedeniyle paranın alım
gücünü yitirdiğinin herkesçe bilindiği ve bilinebilecek durumda olduğunun
açık olması karşısında, mahkemenin davacının pay parasını davalının açtığı
dava nedeniyle geç almasından dolayı zararının doğduğu ve bunun ayrıca kanıtlanmasına
gerek bulunmadığı yolundaki direnmesi yerindedir. Ancak zararın
tutarı bakımından ileri sürülen temyiz itirazları dairesince incelenmediğinden,
bu konuda inceleme yapılmak üzere dosya Özel Daire’sine gönderilmelidir

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle zararın oluştuğu ve kanıtlanması
gerekmediği yolundaki direnmesi uygun olduğundan, zararın tutarına yönelik
temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 4. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine
3.11.1999 tarihinde, ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.