22.09.1999 tarih, E. 1999/19-590, K. 1999/602

ÖZET: Davacı, davalı ile sözleşme yapılmasına rağmen davalının edimlerini
yerine getirmediğinden bahisle iki ihale arasındaki farkı talep etmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davalının sözleşmenin imzasından sonra kesin
teminat mektubunu ve Damga Vergisi’ni davacıya vermediğini böylece
haklı nedenle fesih hakkı doğduğu anlaşılmaktadır. Davacı kurum Devlet
İhale Kanunu’na tabiî değildir. Ayrıca taraflar arasındaki sözleşmede de “teminatın
zarardan mahsup edilmeyeceğine dair” bir düzenleme mevcut değildir.
Yargıtay, geçici teminatın hesaplanacak zarardan mahsup edileceğine
dair sözleşmede hüküm bulunmaması nedeniyle aksi yöndeki yerel mahkeme
kararını bozmuştur. Yerel mahkemenin tazminat hesabı ve teminatı zarardan
mahsup etmesi doğrudur. Bu nedenle usûl ve yasaya uygun direnme kararının
onanması gerekir. İlgili Mevzuat: BK 96-233 sayılı KHK 4/3. madde.
Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;
Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesi’nce davanın kısmen kabulüne dair verilen
7.2.1996 tarih ve 1993/505-1996/33 sayılı kararın incelenmesi, davacı vekili
tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 5.10.1998
tarih ve 1998/4664-5782 sayılı ilamı ile; (... Davacı vekili, davalının 5.11.1992
tarihli teklif mektubu ile 6000 ton gübre vermeyi taahhüt ettiğini ve teklifin kabul
edilerek sözleşme imzalandığını, ancak edimini yerine getiremediğini, bu
nedenle şartname uyarınca 16.12.1992 tarihinde teminatı irat kayıt edilip yeniden
ihaleye çıkarılmasına karar verildiğini, yeniden çıkarılan ihale sonucu
6000 ton gübrenin 249.780 USA fiyat farkı ile satın alındığını iddia ederek,
ihale arasındaki farkı talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalının sözleşme imzalanmasından sonra kesin teminat
mektubu ile Damga Vergisi tutarını davacıya vermediği, böylece davacının akdi
fesih hakkının doğduğuna, akdin feshi nedeniyle zararın sözleşme hükümlerine
göre hesaplanmasının mümkün olmadığı, bu nedenle fiyat farkının 1. ihaledeki
en düşük tekliften sonra gelen ile 2. ihaledeki fiyat arasında hesaplanması
gerektiği gerekçeleriyle 93.120 USA’nın tahsiline karar verilmiş, hüküm
davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve
özellikle, iki ihale arasındaki ihale koşulları dikkate alınarak düzenlenen bilirkişi
raporlarının hükme esas alınmasında bir usûlsüzlük bulunmamasına, diğer
davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi
gerekmiştir.
2- Sözleşmenin haklı feshi halinde irat kaydedilecek olan geçici teminatın,
hesaplanacak zarardan mahsup edileceğine dair sözleşmede bir hüküm bulunmadığı
halde mahkemece mahsup edilmesinde isabet görülmemiştir...) gerekçesiyle
bozularak, dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama
sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili.
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz
edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtla-
ra, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde
bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davacı kurumun Devlet
İhale Kanunu’na tâbi olmamasına (233 sayılı KHK 4/3 maddesi) yine taraflar
arasındaki sözleşmede de “mahsup yapılamayacağına dair” özel bir hükmün
yer almamasına, ayrıca mahkemece tazminatın hesaplanmasına ilişkin ilkelere
uygun inceleme ve araştırma yapılmış olmasına göre, usûl ve yasaya uygun
bulunan direnme kararının onanması gerekir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının
yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, gerekli temyiz ilam harcı peşin
alınmış olduğundan, başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 22.09.1999
tarihinde, oybirliği ile karar verildi.